Dermaroller, bir silindir üzerinde sıralanmış mikroiğneleri olan bir tedavi aracıdır. Standart Dermaroller’da 0.1 mm çapında, uzunlukları 0.5 ile 2.0 mm arasında değişebilen, 8 sıra halinde toplam 192 adet mikroiğne bulunur. Bu silindir deri üzerinde hareket ettirilerek mikrokanallar açılır.
Mikroiğneleme amacıyla kullanılan bir diğer araç da Dermastamp’tır. Dermastamp’te iğneler silindir yerine, dikdörtgen şekilli bir başlık üzerine sıralanmıştır. Dermaroller’a göre daha az sayıda ve daha kısa iğneleri bulunmaktadır. Özellikle saçlı deri uygulamalarında tercih edilir. Dermastamp dikdörtgen şekilli olduğundan, saçların dolanıp kopması önlenmiş olur.

Dermaroller tedavisi nasıl etkili olur?

1. Dermaroller üzerindeki mikroiğneler 0.5 ila 2.0 mm uzunluğundadır. Tedavi sırasında bu iğnecikler deride herhangi bir soyulma ya da yırtılmaya neden olmadan en dış tabakada mikrokanallar oluşturur. Mikrokanalların derideki temel etkisi, deri üzerinden verilen emilimi zor maddelerin, emilimini artırarak tedavi etkinliğini güçlendirmektir.
2. Mikrokanalların oluşumu, deride tıpkı bir yara oluşmuş gibi algılanır. Derimizde yara oluştuğunda salgılanan doku faktörleri vardır. Bu doku faktörleri sayesinde bağ dokumuzu oluşturan kollajen ve elastin sentezi artar. Ayrıca yine yara iyileşme sürecindeki gibi mikrodamar sentezi olur. Bu sayede çok daha gergin ve sağlam bir deri oluşur ve özellikle akne izlerinde belirgin düzelme gözlenir.

Dermaroller’ın etkisi ne kadar sürer ve kaç seans gerekir?

Dermaroller ile oluşan kanalların en üst kısmı ortalama 2 saat içinde kapanır. Kanalın tamamen kapanması ise 12 ila 18 saat sürer. Eğer 0.5 mm gibi kısa iğneli bir Dermaroller kullanıldıysa; tedavi iki haftada bir tekrarlanır. Ancak daha uzun iğneli bir Dermaroller tedavisi yapıldıysa; tedavimiz 4 haftada bir tekrarlanır. Her şartta en az 4 seans tedavi yapılması gereklidir.

 

 

 

ğneli epilasyon yöntemi kalıcı epilasyon yöntemleri arasında uygulanan en eski yöntemdir. İstenmeyen tüylerde; Foto, IPL ve lazer epilasyon gibi modern yöntemlerden önce kullanılan iğneli epilasyon yöntemi rengi çok açık olan tüylerde, ince tüylerde, açık ve sarı tonuna yakın tonlardaki kıllarda çok başarılı olduğundan günümüzde de tercih edilen epilasyon yöntemleri arasındadır.

İğne ile epilasyon yöntemi adı üzerinde bir küçük bir iğne yardımı ile kıl köküne kadar gidilerek kıl köküne zayıf akım uygulanması ile kıl kökünü tahrip etmesi esasına dayanır. Burada tek dikkat edilmesi gereken nokta iğneli epilasyon uygulamaları hijyenik ortamlarda, deneyimli ve uzman kişiler tarafından yapılmalıdır.

İğneli Epilasyon Öncesi ve Sonrası Yapılması Gerekenler
İğneli Epilasyona başlanmadan önce muhakkak epilasyon uygulanacak bölge iyice temizlenmelidir.  Su ile bol bol yıkanmalı ve alkol ile silinmelidir. Sonrasında iğne ile epilasyon uygulaması yapılır. İğneli epilasyondan sonra yaklaşık 3 gün güneşle birebir temas edilmemeli ve sıcak su ile keselenip banyo yapılmamalıdır.Yine yaklaşık 1 gün cilde parfüm, pudra veya krem gibi gözenekleri tıkayıcı kozmetik ürünleri kullanılmamalıdır. Eğer doğru kişiler tarafından ve doğru bölgelere uygulanırsa iğneli epilasyon yöntemi seansları diğer yöntemlerinkine nazaran daha kısa sürmekte ve daha çabuk kalıcı sonuç alınabilmektedir. İğneli epilasyon esnasında sanılanın aksine fazla acı hissedilmemektedir. Fakat bazen kaslarda akım birikiminden kaynaklı geçici kramplar oluşabilmektedir.

İğneli Epilasyon Nerelere ve Kimlere Uygulanamaz
İğneli epilasyon göze yakın bölgeler, kaş, genital bölgeye, bikini bölgesine, göğüs ve kulak bölgelerine uygulanması sakıncalı olabilmektedir. Bu bölgeler için de diğer alternatif kalıcı epilasyon çözümleri uygulanabilmektedir.